Icerige atla
Kültür ⭐ 80/100

Oyuncak Hikayesi 5: Pixar'ın Eski Dostları Tablet Çağına Karşı

Oyuncak Hikayesi 5: Pixar'ın Eski Dostları Tablet Çağına Karşı
Dil okuluna gel, çalışarak ödediğin parayı geri kazan! Nasıl? →

Disney/Pixar'ın en sevilen serilerinden 'Oyuncak Hikayesi', dördüncü devam filmiyle karşımızda. Hollywood'da, karakterler eski tanıdıklar olsa ve ana fikir 'KPop Demon Hunters' kadar radikal bir yenilik, ya da Guillermo del Toro'nun 'Pinokyo'su kadar devrimci bir şey sunmasa bile, hikaye anlatımının baştan sona keyfini çıkarabileceğimizi hatırlatıyor bize.

Yaratıcı ekip için şans, günümüz gerçekliğinin filmin doruğa ulaşması için mükemmel bir çatışma sunması. Filmde, günümüzde hâlâ oyuncak bebekler ve fiziksel oyuncaklarla oynayan ender çocuklardan biri olan sevimli Bonnie ile tanışıyoruz. Bu durum onu oldukça yalnız bir çocuk haline getiriyor. Bonnie'nin hayal gücüne ve zihninde kurguladığı olağanüstü senaryolara tanık oluyoruz. Filmdeki en yaratıcı sahneler, Bonnie'nin oyuncakları üst üste koyarak dünyalar inşa ettiği, dokunma, düzenleme ve oyun yoluyla bağlantı kurduğu anlar olarak öne çıkıyor. Ne yazık ki, ailesi onun yaşıtlarıyla bağlantı kurabilmesi için bir tablet hediye ettiğinde, sevilen oyuncaklar bu kez Jessie önderliğinde oyunu tersine çevirmek için var gücüyle mücadele ediyor.

Tüm bunlar beyazperdede ne kadar basit görünse de, bu diyalektik çatışmayı tüm aileye hitap edecek şekilde işlemek oldukça karmaşık. Film, yetişkin izleyiciyi sıkmadan, çocukları tamamen içine çekecek sürprizler ve komedi öğelerini bir arada sunuyor. Bu sentezde Disney/Pixar, zaman zaman inişli çıkışlı olsa da hâlâ zirvedeki yerini koruyor. 'Oyuncak Hikayesi 5'te temel sorun hemen ortaya konuyor, yeni karakterler daha ilk sözleriyle kendilerini tanıtıyor ve eski ile yeni oyuncak nesilleri arasındaki etkileşim ilgimizi sürekli canlı tutuyor.

Senaryo, çocukların tablet karşısında 'park edilmesine' yapılan göndermeyle özellikle eğitici bir değer taşıyor. Bu durumun çocukları körelttiğini, çevrelerinden kopardığını ve hatta melankoliye sürükleyebileceğini vurguluyor. Film tüm bunları masal diliyle, ince animasyonlarla ve kahkahalar eşliğinde anlatıyor.

Sonsöz yerine şunu belirtmek gerekir: Yetişkin bakışı, küçük Bonnie'nin hikayesine ve onun gerçek bir arkadaşla bağ kurma yolculuğuna kayıtsız kalamıyor. Taylor Swift ve Jack Antonoff'un 'I Knew It, I Knew You' şarkısı, bu kadar ihtiyacımız olduğunu fark etmediğimiz bu masala mükemmel bir ahlaki son nokta koyuyor.

Panos Liakos, bir film eleştirmeni, klasik diller uzmanı ve çevirmendir. Batı Londra Üniversitesi'nde Film Çalışmaları doktora adayı olan Liakos, NYU Tisch Sanat Okulu mezunudur.

Üniversite Destekli Dil Okulu
Paylaş: